21.5.11

[cami] / {cami}





İsmail Pelit, 2009’dan bu yana yayımladığı altı kitabıyla ve ismailpelit.blogspot.com’daki yazılarıyla Türk yazınına sessiz bir bomba gibi düştü. Oysa bunlar, yeni yayımlanan ama hepsinden önce yazılan [cami] / {cami} için bir hazırlık niteliğindeydi.

[cami] / {cami}’nin bugüne kadarki hiçbir romana benzemediği, ilk bakışta anlaşılıyor: karşılıklı iki kişinin eşzamanlı olarak okuması için tasarlanmış bir kitap bu. Karşılıklı iki hikaye, bu şekilde okunduğunda bir örgü oluşturuyor ve bir roman haline geliyor.

[cami] / {cami}’nin bugüne kadarki hiçbir romana benzemediği, kitabı okuduğunuzda da anlaşılıyor: bir yanda ölülerin örülerek gömüldüğü bir kasaba, bir kadının cesedi ve bu örme işlemini yapan ustayla kalfası; bir yandaysa tanımsız bir hastalık yüzünden evinden ve karanlıktan çıkamayan bir kadın, içine acısıyla hapsolduğu gövdesi ve merhum kocasının yaptığı evi.

Bu iki hikayenin birbirine değme noktaları, okuyucu için geniş bir yazınsal hazzın alanını açıyor. Pelit, 2010’lu yılların en önemli metinlerinden biri olacak romanıyla gerçek yazınseveri selamlıyor.

İsmail Pelit,1982’de Ankara’da doğdu. Eylül 93’te,Çorum’da, apartmanın kazan dairesinde, mukavva kutunun içinde rastladığı kitaplardan sonra çocukluğuna dönemeyeceğini anlayan Pelit; o tarihte, hızla, tüm dikkatini edebiyata yöneltti. 99’dan bu yana düzenli olarak yazmayı sürdürüyor. “Anlam”ın nesneyle, insanla ilişkisinin açığa çıktığı durumları, olayları, ilişkileri kollayan bir bilinçle hikayeler, şiirler, romanlar kuruyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.