31.12.20

yuvasına dönen koltuk hikayesi




almanya'da yaşıyorduk, 1972 yılında salona yeni bir koltuk takımı aldı annemle babam. iki koltuk bir üçlü kanepe, siyah deriden, ahşap iskeletli, zarif bir takımdı. 1974'te türkiye'ye taşındığımızda bizimle geldi tabii. yıllarca izmit'teki evimizin salonunda durdu, sonra yalova'daki yazlığa gitti. 90'ların sonuna doğru ev eşyalarla birlikte satıldı; koltuk takımının değerini bilecek yaşa gelmiştim artık, epey üzüldüm ama yapacak bir şey de yoktu. 99 depreminde o ev yıkıldı, eşyaların başına ne geldiğini de tabii sormadık. meğerse onları kurtarmışlar. evin kızı koltuk takımını almış, kendi evine koymuş. aradan neredeyse 20 yıl daha geçmiş, amerika'ya yerleşmeye karar vermiş, mobilyalarını satışa çıkarmış. koltuklardan birini, göztepe'de bir halıcı almış, dükkanın önüne koymuş. geçenlerde annem halıcının önünden geçerken koltuğu görmüş, gözlerine inanamamış tabii. hemen dükkana girmiş, koltuğu nereden bulduğunu sormuş halıcıya. hikaye ve isimler de tutmuş. adamı ikna etmiş ve koltuğu alıp evine getirmiş. aradan neredeyse 50 yıl geçtikten sonra, çokça yıpranmış ve yorgun koltuk, yeniden annemi bulmuş. bugün gördüm, çocukluk arkadaşıma kavuşmuş gibi oldum.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.