16.5.15

"mad men"i uğurlarken



mad men bu hafta sona eriyor. bugüne kadar izlediğim en iyi dizilerden biriydi tartışmasız - bunun birden fazla nedeni var, ama en başında sanırım "edebi" oluşu geliyor. bunun da kendi içinde bileşenleri var -karakterler, olay örgüsü, gerilim, isteklerle ihtiyaçların çatışması, diyaloglar, ironi, öngölgeleme vs- ama beni en çok etkileyen, hatta zaman zaman kıskandıran şey bir ayrıntı mantığı. ufak bir hareketin, sözün, bir sahneyi canlandırıvermesi, üç boyutlu kılması. nasıl bir şeyden söz ettiğimin birkaç örneğini vereyim:

don ve betty roma'da, sabah otel odasında uyanıyorlar. "yatağın öbür tarafında yatmak güzelmiş" diyor don. (pekala kendi tarafında yatabilir, ya da öbür tarafta yattığına dair bir yorumda bulunmayabilirdi. oysa bu söz bize hem ilişkilerinin durumu, hem de roma gezisinin anlamı hakkında ipucu veriyor.)

betty lokantada tuvalete girip oturuyor, tuvalet kağıdı koparıp koltukaltlarını siliyor. (burnunu silebilirdi, çişini yapabilirdi, sigara içebilirdi. oysa bu hareket hem havanın boğuculuğunu, hem deodorantın henüz kullanılmadığı bir dönemde olduğumuzu gösteriyor, hem de betty'nin sıkıntısına gönderme yapıyor.)

megan ve don, campbell'lere yemeğe gidecek, kapıdan çıkmak üzerelerken megan "takım elbiseyle mi gideceksin? kareli ceketini giysene, orası da sayfiye sayılır" diyor, don gri takımını çıkarıp kareli ceketini giyiyor. (doğrudan kareli ceketle evden çıkabilirdi. oysa bu duraklama, hem don'un kasıntılığıyla ilgili bir espri, hem megan'ın don üzerinde artan gücünün bir işareti.)

peggy evdeyken kapı çalınıyor bir akşam tv seyrederken. üzerinde yeşil elbisesi var. kapıyı açmak için kanepeden kalkarken eteğinin yan tarafındaki fermuarı çekiyor. (fermuarı açık olmayabilirdi. oysa bu hareket, açık vermemeye büyük dikkat gösteren peggy'nin yalnızken kendine verdiği rahatlama payını, bu payın ne kadar küçük olduğunu gösteriyor.)

bu tür ayrıntılar, olay örgüsünü yazarken ulaşılacak hedefe gözünü diken değil, karakterlerini oldukları durum içinde gerçekten hayal edebilen bir kalemin ürünü olabilir ancak. bu da bence amerikan öykücülüğünün en büyük hasleti zaten. büyük dizilerin ölümünün tartışıldığı, rafine işlerin soyunun tükendiği bir devirde mad men'i özleyeceğim.

1 comment:

  1. wohoo... güzel değerlendirme yapmışsınız. Aktardığınız her bir ayrıntıyı tekrar ayrıntılı bir şekilde hatırlayabildiğimi fark ettim :) Mad men hakikaten çok, çok iyiydi tam da sizin tespit ettiğiniz sebeplerle...
    ama ben final olduğunu bilmiyordum. Don'un yola çıkması olsa gerek bunu düşündüren...
    paylaşım için teşekkürler.

    ReplyDelete

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.