14.8.11

yky kapakları

yapı kredi yayınları hakkında birşey yazmamı hoş karşılamıyorum. 12 yıl çalıştıktan sonra, kendi isteğimle ama sevimsiz koşullarda ayrıldığım bir kurum hakkında, benden sonra yapılan işleri konu alacak ve biraz eleştirellik taşıyacak birşeyler söylemek istemiyorum, yanlış anlaşılmaktan çekiniyorum. lakin bu örnekte bunu yapacağım, çünkü söyleyeceğim şeyler benim dışımda çok sayıda yazar ve iyi okur tarafından da dile getiriliyor, dolayısıyla ben bir açıdan aracılık yapıyor oluyorum; ikincisi, aslında benim dönemime ait bir uygulamayla ilgili, dolayısıyla kendime de pay çıkarıyorum eleştiriden.

mesele kapaklar. yky 1992'de büyük bir atılımla kitap dünyasına daldığında, roman-öykü-anlatı dallarını kapsayan ve bizim içeride "edebiyat 1" olarak adlandırdığımız dizide metalik gri zemin üstüne siyah yazar adı ve kırmızı başlık kullanıyordu; mehmet ulusel'in tasarımı bu kapaklarda hiçbir görsel unsur yoktu. çok çarpıcı ve kitapçı raflarında hemen kendini belli eden bir tasarımdı bu, biz de çok severek kullanmaya başlamıştık, ancak bir-iki yıl sonra, kitapların sayısı yüzü geçince, bunların kendi içlerinde hiç ayrışmadığını, yan yana durduklarında hepsinin aynı kitapmış gibi göründüğünü fark ettik.


köklü bir tasarım değişikliğine gittik bunun üzerine: mehmet bu kez yanda görülen şablonu geliştirdi: sol ve alt kenarda siyah bant, üstte beyaz yazar adı, altında üstte ve altta iki beyaz çizgiyle ayrılmış, miniskül-italik-beyaz kitap adı, arkada da kitabına göre bir görsel. bu dönemde yky'nin ünlü "yuvarlak kare yuvarlak" logosu kullanılmaya başlandı, ancak yalnızca sırtta - banka, adının ön kapakta görünmesinde diretiyordu çünkü.

böyle böyle sanırım 1997'ye geldik. yayınevinin tüm kapaklarının -dergiler de dahil olmak üzere- elden geçirilmesi gerektiği görüşü ağır basınca, bu kez faruk ulay'dan istedik bu işi. faruk "edebiyat 1"in ana çizgilerini fazla değiştirmeden yenilemenin yolunu aradı, buldu da: alttaki siyah bant üste çıktı, yazar adı bu banta taşındı, yazıların fontları ve puntoları değişti, çizgi inceldi ve sayısı bire indi, "yapı kredi yayınları" yazısı da kalktı ve sol alta yky logosu kondu.

bu iki tasarımda da kendini çok net ortaya koyan bir kurumsal kimlik vardı elbette, ama aslında siyah bantlardan arda kalan alanda kullanılacak görsel de bu kimliğin -en azından ilk başta- bu kimliğin bir parçasıydı. "görsel dil" burada yine yky'ye özgü, özgün sonuçlar verecekti. ne yazık ki bu pratikte pek geçerli olmadı.

yıl 2011. yky, ana konsepti 1993'te atılmış, 1997'de güncellenmiş kapak tasarımlarını kullanmayı sürdürüyor. görsel açıdan genellikle hiçbir çarpıcılığı olmayan, çoğunlukla rutin ama görsel dil açısından tanımsız kapaklar çıkıyor okuyucunun karşısına. bu süre zarfında türkiye'de yayıncılık epey gelişti, dünya yayıncılığıyla organik bağları çok daha güçlendi. yayınevleri hala çok kötü kapaklar da yapıyor tabii, ama çok iyi kapaklar da çıkıyor. bazı yayınevleri, çeviri kitapların özgün kapaklarını uyarlayarak kullanma yoluna gittiği için, dışarıdan da taze kan geliyor. böyle bir yayıncılık ortamında, yky'nin artık kapak tasarımlarını yenilemeye, yeniden tanımlamaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. sırf kapakları yüzünden yky'ye kitap vermek istemeyen yazar arkadaşlarım var. bu cümle başka büyük yayınevleri için de kurulabilir elbette, o yüzden sözüm onları da kapsasın: 2-3 yılda bir, can sıkıntısından kapak şablonu değiştirilsin demiyorum, ama okuyucuyu ilk çarpacak unsurun da bir handikap haline gelmesine izin vermemek gerekir, diyorum.

3 comments:

  1. Sanırım daha sonra da bir değişime gidilmiş. Kitaplığımdaki iki kitapta, (Başka-Sevgisi, Nermi Uygur ve Gazoz Ağacı, S. Kudret Aksal) siyah bant sadece üstte. Geri kalan tüm kapakta bir görsel, en altta ortada logo.

    ReplyDelete
  2. onlar galiba farklı bir dizi, toplu eserleri gibi bir şey.

    ReplyDelete
  3. görüşlerinize tamamen katılıyorum. kapak kitabı pazarlamanın olmazsa olmazı. yazınızı okuduktan sonra bir arkadaşımın bir yayınevi ile ilgili anısını dinledim. tesadüf, konu kitap kapağı. arkadaşım, vazgeçemediği bir kitabın kapağını değişmiş görünce aynı hissi yaşatmadığı için yayınevinden ricacı olmuş, eski kapağı ile bir kitap istemiş. duyarlı bir bakış açısı ile karşılaşmış. eski kapaklı kitabı adresine geliyor. açıkçası eski kapakları ile Murathan Mungan kitaplarımı ben de hiçbir şeye değişmem.

    ReplyDelete

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.