30.6.14

annanem



ben almanya'da doğdum, yedi yaşıma kadar orada kaldım. annanem izmit'ten kalkıp gelirdi bizde kalmaya. getirdiği pirinç unuyla muhallebi yapardı. onun muhallebisini yüz muhallebi arasından seçerim.

türkiye'ye döndüğümüzde izmit'e yerleştik. ilkokulum annanemin evine çok yakındı. izmit'te gitmeyi en çok sevdiğim yerdi onun evi.

tanıdığım ilk "single mother" annanemdi; annemi ve dayımı terzilik yaparak büyütmüştü.

dünyanın en pozitif insanlarından biriydi, azı çok yapmayı onun kadar iyi bilenine rastlamadım.

doktora, hastaneye güvenmezdi ve muhatap olmazdı.

90 yaşındaydı, ama inatla tek başına yaşıyordu; tam bir atom karıncaydı.

kulakları iyice duymaz olmuştu, ama söyleneni bağlamdan ve yüz ifadesinden çıkarmanın da ustasıydı. elbette neşeli neşeli konuşmasını asla engelleyemeyen birşeydi kulaklarının durumu.

hayata çok bağlıydı, ama ölecekse tık diye ölmek istediğini söylerdi - babası da camiye giderken, tam caminin önüne geldiğinde tık diye ölmüştü. bu hafta sonu, durup dururken, isteği gerçekleşti.

(fotoğraf: faika (şensoy) serdengeçti ve torunu, mannheim'da bir oyuncakçının önünde, ok atan tüfek almadan hemen önce, 1972.)

1 comment:

  1. Allah rahmet eylesin Cem bey. Ruhu huzurlu olsun inşallah. Size de sabırlar...

    Sevgiler,

    ReplyDelete

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.