28.5.17

İltizam Sistemi - 21. Yüzyıl



Osmanlı Devleti yüzyıllar boyunca vergi toplama konusunda verimli bir sistem kuramadığı için bir tür "yap-işlet-devret" yöntemi kullanıyordu; vergiye tabi olması gereken işletmeler, araziler vs (mukataa ve tımarlar), açık artırmayla belirlenen peşin bir tutar karşılığında mültezimlere (genellikle 3 yıllığına) devrediliyor, onlar da bu süre boyunca buraların vergilerini kendileri topluyor, bu şekilde gelir elde ediyordu. Buna "iltizam" adı veriliyordu.

Günümüzde dünya genelinde "meritokratik kleptokrasi"nin, yani en becerikli hırsızın seçimle ülke yönetimine gelmesi sisteminin yerleşiklik kazanma sürecinde, iltizam sisteminin güncellenerek devreye girmeye başlamasına da tanık oluyoruz. Çağdaş iltizamda devletin tüm gelirleri ve iş anlaşması yapma/ihale düzenleme yetkisi, seçimle gelen bir gruba 4-5 yıllık süreler için devrediliyor; karşılığında seçmen gruplarına bir kısmı maddi, bir kısmı manevi getiriler vaat ediliyor. Yapılacak ihalelerin yandaşlara verilmesi, devlet kadrolarının yandaşlara açılması, yandaş şirketlere yasa/kararname/yönetmelik yoluyla haksız avantajlar sağlanması gibi yollar, maddi karşılığın aldığı biçimlerden bazıları. İdeolojik/söylemsel düzlemde ve kültür/günlük yaşam alanında verilen mükafatlar da manevi karşılıkların örneklerinden.

Bu açıdan bakıldığında, iltizam sisteminde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olduğu söylenebilir. 21. yüzyıl iltizam sisteminde, mukataa ve tımarlar çok daha çeşitlenmiş, karmaşıklaşmış, buna karşılık bölgesel ya da sektörel devirler yerine merkezi sistemin yönetiminin bir bütün olarak devredilmesi yolu benimsenmiştir. Aynı şekilde devralınan yönetim hakkının karşılığı da çok daha karmaşık bir şekilde ödenir olmuş, peşin ödemenin yerini yönetim süresi boyunca verilecek karşılıkların vaadi almış, bu karşılıklar da yalnızca maddi olmaktan çıkarılmıştır.

21. yüzyıl iltizam sistemindeki en önemli kaymaysa, mülkün sahibinin devlet olmaktan çıkıp halk haline gelmiş olmasıdır. İltizam sistemini yöneten, mülkün soyut sahibi halktır; devlet, bu sistemde bizzat mültezimdir; Osmanlı'da mültezimleri saptamada kullanılan açık artırma yönteminin yerini de genel seçimler almıştır. Batı'da Berlusconi, Putin ve Trump gibi mültezimler (ve elbette başkaları da) bu sisteme daha geniş çaplı bir yerleşiklik kazandırırken, sistemin kendisini de daha hassas ve incelikli bir makine haline getirmektedir. 21. yüzyılda iltizam sisteminin küresel kabul görmesi beklenebilir.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.