15.2.17

"İnsanlar Kuran'ı merak etmiyor, benim yazdıklarımdaki katmanları mı merak edecekler?"




Peki sen, yazdıklarının yeterince okunup anlaşıldığını düşünüyor musun?

Kuşkusuz hayır, ama kim yeterince okunup anlaşılıyor allahaşkına. Ben bunu hiçbir zaman kafama takmadım, bir gün nasıl olsa birilerinin anlayacağına dair tuhaf bir güven besledim. Bu konuda en sert darbeyi 19’da yedim. Bu romanı birebir Kuran üzerine kurmuştum ben, inançlı biri değilsem de Kuran bu dünyadaki en önemli metinlerden biri, tabii ki edebiyatın konusu/kaynağı olacak. Nüzul (iniş) sırasına göre surelere karşılık gelir içindeki 114 bölüm, romanın kahramanı M’nin hikayesi ve yazmaya çalıştığı kitapla Muhammed’in hikayesi ve kitabı örtüşür; bölümlerin hepsi, karşılık geldikleri surelerin temasını, ifadelerini, hikayelerini ya da simgelerini kullanır; bölüm adları sure adlarına gönderme yapar; anlamayan kalmasın diye de bütün cümleler Kuran’daki gibi numaralandırılmıştır ve arka kapakta harf, sözcük, cümle, paragraf ve bölüm sayılarının da 19’un katları olduğu belirtilir. İsmail Pelit dışında bir Allah’ın kulu çıkmadı bu kitabın Kuran’la bağlantısını kuran. Neden? Çünkü kimse Kuran’ı bilmiyor; entelektüeller bilmiyor, edebiyat okuru bilmiyor, Müslümanlar bile bilmiyor. İngiliz, Alman, Norveçli vs. bir yazar olsam ve böyle bir romanı Kutsal Kitap üzerinden kursam, herkesin ilk fark edeceği şey bu olurdu. Bu sence de çok garip bir kültür ortamı değil mi? Hermenötik (yorumsama) dediğin sonuçta Kutsal Kitap’ı yorumlama ve anlama çabasından doğup edebiyata aktarıldı. Bizde metin analizinin genel güdüklüğünü belki buradan itibaren aramak gerek.

Kuran’a göndermeli kitapta böyle olunca, diğerlerinde haydi haydi böyle oluyor. İnsanlar Kuran’ı merak etmiyor; benim yazdıklarımdaki katmanları mı merak edecekler? Bana geniş bir ilgi alanına sahip olmanın, merak etmenin, olabildiğince çok kaynaktan beslenmenin iyi bir şey olduğu öğretildi; bu geniş “program”ı yazdıklarıma katmakla iyi bir şey yapmıyor olabileceğimi neden sonra anladım; vazgeçmek için de çok geçti.

Notos Kitap, Şubat-Mart 2017

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.