14.1.16

savaşta ölmeyelim (akademisyenlere ve onları destekleyenlere destek müdahalesi)



Devletim,

Bu bir ayrılık mektubu değil; bu satırları okuduğunda ben yine burada olacağım, üzülme. Bazı şeyleri sana artık açık açık söylemek zorundayım, ama bu da üzmesin seni. İkimizin de iyiliği için buna mecburum. Uzun süredir sana bazı şeyleri, seni kırmadan anlatmaya çalışıyordum; ortak tanıdıklarımızın da sana benzer uyarılarda bulunduğunu biliyorum (hayır, böyle yapmalarını onlara ben söylemedim). Bunları pek kaale almadın görebildiğim kadarıyla, o yüzden ben de yazıp vereyim dedim. Belki sözcükleri, cümleleri gözünle görmek, onları anlamana katkıda bulunur. Ülke içinde bir savaş var, biliyorsun. Bunu ancak sen durdurabilirsin. Elbette her savaşın (en az) iki tarafı olur, elbette savaşta her iki taraftan ölenler olur. Ama bu korkunç bir şey. Bu savaşı sürdürerek kazanabileceğini sakın düşünme; kazanamayacaksın. Daha önce de denedin, kazanamadın, değil mi tatlım? Senin yanında savaşanların da, sana karşı savaşanların da ölmesinden sen sorumlusun canım devletim. Ülke dışında da bir savaş var, sen bu savaşa da katılmaya karar verdin. Yanlış yaptın, biliyorsun, büyük bir yanlış yaptın hem de. O yüzden şimdi adı konmamış bir savaş daha çıktı ülke içinde, komşundaki o savaşta desteklediklerin saldırıyor üstelik. Bu savaşı da kazanamayacaksın. Ne olur kazanamayacağın savaşlara girmekten vazgeç birtanem. Biliyorum, hala Ortadoğu'nun başka başka yerlerine asker yollamak istiyorsun, herkes senin oralarda bir imparatorluk kurmanı istiyor sanıyorsun, imparatorluk olabileceğini hayal ediyorsun. Etme; hem kendini, hem beni, hem de sevenlerini üzme. Yapman gereken şeyi sen de biliyorsun aslında: ülkende yaşayanların önünü açacaksın, güvenliğini, özgürlüğünü, refahını sağlayacaksın, onlara iyi bir ülkede yaşama mutluluğunu tattıracaksın. Hepimiz sana bu konuda yardımcı olacağız, vallahi olacağız minik kuşum. Yeter ki buna inan, eski huylarına tövbe et, yeni bir sayfa aç. Hatalarını yüzüne vuranlara, akademisyen ve edebiyatçı arkadaşlarına kızma, evet hata yapmak ve bunun yüzüne vurulması hoş bir şey değil, ama hakikaten iyiliğin için yapıyoruz bunu. Hadi bebeğim, topla kendini. Gülümse. İyi ol.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.