6.6.15

kulak misafiri olduğum dokunaklı bir sohbet



kadıköy tarafında nezih bir kafe. yan masada üç amca, bir teyze brunch'ta. yaşlarıyla mütenasip bir biçimde bağıra bağıra konuşuyorlar.
"ben chp'liyim, bu seçimde demirtaş'a vereceğim," diyor teyze, "çok temiz çocuk, karısı da okumuş, çok düzgün konuşuyor."
demirtaş'ın esprilerini anlatıyorlar birbirlerine, gazoz açılışı yapmasını, "ben çaldığımı söylüyorum, sen de söylesene" diyişini.
amcalardan biri "ben gidip geliyorum, yarına kadar düşünmeye devam edeceğim, chp'ye mi versem hdp'ye mi," diyor.
amcalardan biri soruyor, "peki ya adamlar akp'yle koalisyon yaparsa?"
kararsız amca cevaplıyor, "aslında yaparlarsa yapsınlar, akp'nin tek başına iktidarda kalmasından iyidir," diyor.
üçüncü amca, "yahu hala geçemediler mi barajı? bu kürtlerin sayısı yetmiyor mu?" diye soruyor.
"onlar da bizim gibi yahu, çoğu akp'ci," diyor amcalardan biri.
kararsız amca da "işte sen ben oy verirsek geçecekler," diyor.
anketlerin saptırılması konusuna geçiyorlar.
sonra teyze, "bu kürtler çok dürüst, çok temiz insanlardır, çalmazlar çırpmazlar, ben adam çalıştırsam kürt çalıştırırım," diyor.
amcalar kendi "iyi kürt" hikayelerini anlatıyor.
bir sessizlik oluyor masada.
sonra memleketin bir diğer önemli konusu olan masonları tartışmaya başlıyorlar.
amcalardan biri reçeli verip tereyağı istiyor garsondan.

vicdan ne tuhaf şey. varsa, bir çatlak bulup çıkıyor sonunda.




No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.