19.11.14

kar marx (ya da kar marksimizasyonu)



Kapitalist olmasa da kapitalistlere ve genelde kapitalist sisteme önemli katkılarda bulunan bir arkadaşım anlattı: geçenlerde bir davette bir kadınla tanışmış, laf dönüp dolaşıp kapitalizmdeki kar olgusuna gelmiş (davetlerde hep öyle olmaz mı zaten?); kadın demiş ki Marksizm’de her türlü kar, her koşulda hırsızlıktır, iyisi olmaz. Kapitalistlerle çok yakın olan ama solcu olduğunu söylemekten zevk alan arkadaşım bunun üzerine karın gerekli bir şey olduğunu anlatmaya koyulmuş, ama kadın gözlerini devirerek onun anlattıklarına itiraz etmiş. Bu muhabbet gece boyunca ve anladığım kadarıyla sertleşerek sürmüş, sonunda ki taraf da karşısındakinin süzme salak olduğuna kanaat getirip ayrılmış. Arkadaşım daha sonra Google’dan, kadının sosyoloji profesörü olduğunu öğrenmiş ve biraz bozulmuş; kadını gece boyunca biraz aşağılar tonda konuşmuş olduğu için de çok utanmış.

Bu hikayeyi dinlediğimde Marx’ın kapitalist karı formüle etme biçiminde benim de içime sinmeyen şeyler olduğunu hatırladım. Kabaca söyleyecek olursak Marx’ın şemasında tekstil fabrikasında çalışan işçiler vardır, makineleri kullanarak hammaddeye emeklerini katarlar ve ürünü yaratırlar, bu emeklerinin karşılığını ücret olarak alırlar. Dolayısıyla ürünün fiyatı, hammadde fiyatıyla ücretlerin toplamı olmalıdır; kapitalistin bu maliyete eklediği kar payının bir açıklaması yoktur ve aslında işçi emeğinin sömürülmesi anlamına gelir. Bu şemanın iki önemli unsuru gözardı ettiğini, bu unsurların da kar konusuna belki daha doğru yaklaşmamızı sağlayabileceğini düşünüyorum.

İlk olarak: kapitalistin karının bir kısmı, entropiyi azaltmasının karşılığıdır. Marx’ın şeması, üretim sürecinin çok ileri bir aşamasından başlıyor aslında, oysa kapitalist, o noktanın epey öncesinde çalışmaya başlıyor. İlk durumu E1 olarak adlandıralım: burada henüz fabrika yok, makineler alınmamış, pamuk gelmemiş, işçiler işe alınmamış ve şehrin çeşitli yerlerinde, başlarına geleceklerden habersiz yaşıyorlar vs (daha da geriye gidilebilir elbette: makinelerin henüz üretilmediği, tarlanın henüz ekilmedi vs bir duruma, ama sistemin o kadar sıfır noktasında olmadığını varsayalım). İkinci durumsa E2 olsun: fabrika binası inşa edilmiş, makineler ve tezgahlar kurulmuş, işçiler işe alınmış, servislerle fabrikaya getirilmiş, öğle yemeği için bir şirketle anlaşılmış, pamuk depoya getirilmiş, satış mağazası kiralanmış, personel alınmış, raflara ürünler gelmek üzere vs. Açık ki E2, E1’den çok farklı, çok daha organize bir durum; E1’den E2’ye kendiliğinden gitmek imkansız. İşte kapitalist, bu değişimi gerçekleştiren ve bunun üzerinden bir kar payı yaratan insandır:

burada
K=kar
cü=üretimden kar sabiti
Eü=üretime bağlı entropi durumu

Ancak iş bununla bitmiyor, bu da bizi ikinci unsura getiriyor: tekstil fabrikası Marx’a çok yaratıcı bir iş gibi gelmemiş olabilir, ama mesela iPhone üzerinden düşünürsek anlaması daha kolay olabilir: kapitalist, çoğu zaman yeni bir ürün bulan kişidir. Burada da fikir düzeyinde bir entropi azalmasından söz edebiliriz: iPhone kavramını bulduğunuzda, dünyadaki entropiyi potansiyel olarak azaltmış olursunuz, E0’daki entropi düzeyinden E1’deki entropi düzeyine getirirsiniz dünyayı, yani üretim için gerekli parçalar hala dağınık olarak durmaktadır, ama artık aralarındaki bağlantılar kurulmuştur. Kapitalist, bu katkısından da kar eder:

burada
cy=yaratıcılıktan kar sabiti
Ey=yaratıcılığa bağlı entropi durumu

Birleştirirsek:


Gelgelelim, burada sabit olarak aldığım faktörler aslında sabit değil, zaten kar da bir kerelik sabit bir şey değil; zaman içinde değişen (genel kural olarak azalan) bir şey. Dolayısıyla iki sabiti de zaman fonksiyonu olarak yazmak gerekir:


Bu durumda kar denklemini şöyle yazabiliriz:



Teşekkür ederim.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.