18.5.14

kesişim kümesi


bu söyleyeceklerim birçok kişinin hoşuna gitmeyecek sanırım...

"türk toplumu akp'li olanlar ve olmayanlar şeklinde ayrışıyor artık" ya da "seküler koalisyon güçlenmeli" gibi laflar uçuşuyor havada bir zamandır; akp hükümetiyle mücadele edilmesi gerektiğini düşünenlerin (ben de onlardan biriyim) bir kısmı, "biz ve onlar" söyleminin kaçınılmazlığını varsayıyor ve safları sıklaştırmanın tek strateji olduğunu düşünüyor. hiç katılmıyorum buna; hem başarı şansı olmadığını, hem de yanlış bir sosyolojiye dayandığını düşünüyorum.

iki yanlışlık söz konusu bence: 1-bu yaklaşım, akp'ye oy verenlerle vermeyenlerin neredeyse doğaları itibariyle farklı türden insanlar olduğunu varsayıyor ("seküler eğitimden geçenlerin özgür düşünce biçimiyle biat etmeye dayanan eğitimden geçenlerin sorgulamaz düşünce biçimi" gibi ayırımlar yapılıyor); 2-son bir yıldır olup bitenden sonra, akp hükümetinin türkiye'ye sağladığı sosyolojik normalleşme kazanımı hakkında bugün konuşmak tabii ki çok zor, çünkü akp hakkında söylenecek en ufak bir olumlu şeye pek çok kişinin tahammülü yok (aslında benim de yok), ama muhafazakar müslümanların bugün akp yılanına sımsıkı sarılmasının en önemli nedeni bu sosyolojik normalleşme, yani türkiye'nin çoğunluğunu (ya da en büyük grubunu) oluşturan muhafazakar müslümanların toplumsal ve siyasal planda kendilerini çoğunluk gibi hissedebilmesi. bu normalleşmenin yok sayılmaması, geriye götürülmemesi lazım bence. (bunu kendim için istiyor değilim - bana kalsa norveç'e filan doğru gitmeli ülke, ben öyle bir ülkede daha rahat hissederim kendimi; ama türkiye için önce bunu istemek lazım diye düşünüyorum bu aşamada, norveç daha sonra düşünülebilir.)

dolayısıyla türkiye için ileriye giden yol, "seküler koalisyon"u güçlendirip "akp'liler"in karşısına dikmeye çalışmak değil; akp'ye oy verenlerle akp'nin ayrışabilmesinin sağlanması. bu ne demek? akp'ye oy verenler, seküler koalisyondan daha az vicdanlı, insani duyguları daha az, daha namussuz, daha kör vs değil. siyasal anlamda tepkileri, refleksleri ile mesela chp'lilerinkiler arasında biçim olarak bir fark yok pek, neye tepki gösterdikleri farklı olsa da. akp makinesinin gerçekte nasıl bir şer üretgecine dönüştüğünü akp tabanına anlatabilecek ama aynı zamanda sözünü ettiğim sosyolojik kazanımı koruyabilecek, akp dışında muteber bir siyasal aktör, en güçlü seküler koalisyondan daha yararlı olur türkiye'ye. ben uzunca bir süre, akp içinde, liderliğin sultasından ayrışacak ve yapılanlara itiraz ederek başka bir muhafazakarlığın mümkün olduğunu söyleyecek bir oluşumun ortaya çıkabileceğini düşünüyordum; artık düşünmüyorum. akp'yi bir zaman sonra öylece gömeceğiz ülke olarak, ama onun yerini alacak, tüm güçleri bünyesinde toplamaya, bütün toplumu ve organlarını kontrol etmeye çalışmayacak, kendisinden olmayanları şeytanlaştırmayacak ve adaletsizlikle, yolsuzlukla, hırsızlıkla savaşmayı namusu sayacak bir muhafazakar parti türkiye'ye lazım. en az gerçek ve kitlesel bir sol partinin lazım olduğu kadar lazım.

akp tabanını oluşturmayanların, gidişatla ilgili hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor bu, söylediklerimin öyle okunmasını istemem. ama burada yapılacak şey, "akp'ye oy vermiş olanlar bize vermesin" kabulünden yola çıkmamalı. türkiye demokrasisinin sağlığı (tüm demokrasilerde olduğu gibi) kesişim kümelerinin sayısı ve büyüklüğüyle doğrudan ilintili.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.