28.5.12

erdoğan: uludere cinayettir

kutunun içindeki kızı testereyle iki parçaya ayırma numarası yapan sihirbaz, kızın çığlıklar atmaya başladığını, kutudan da kan sızdığını görünce şapkasına uzanmış, içinden tavşan çıkaracak; kulaklarını tutup çıkarıyor ve seviniyor, gerçekten de tavşan çıkıyor çünkü, ama seyircilerin öğürtüsüne anlam veremiyor; sonra bakıyor ki tavşan değil, tavşan kellesi çıkarmış, kesik bir baş.

kimsenin yerinde olmak istemem, ama başbakan erdoğan'ın yerinde olmayı hiç istemem. uludere'ye yönelmiş dikkatleri dağıtmak için yaptığı son numara hakikaten içler acısı. entellektüellerden nefret ediyor ya, bunu anlıyorum, çünkü etrafında lise mezunu herhangi bir entellektüel olsaydı, ona aristo'yu hatırlatırdı:

kürtaj cinayettir.
uludere cinayettir.
kürtaj uludere'dir.

birinci önermeden yola çıkıp üçüncü önermeye ulaşan erdoğan zihni, aradaki bağlantı önermesi "noktasında" kısa devre yapmış belli ki. kürtaj meselesine ayrıca değinirim, ama uludere cinayetinin katillerini yargı önüne çıkarma konusunda başbakanın sözünün arkasında durmasını beklemek artık akp'lilerin bile hakkı, değil mi?

4 comments:

  1. allah söyletiyor derler ya, o olmus...hem sucun itirafi hem de bilincdisi arzunun beyani...ancak bu kadar hakli cikabilirdi freud.

    ReplyDelete
  2. bana kalırsa şu mantığı biraz daha ileriye götürelim: hazır telefonum dinleniyorken, sakıncası yok: bir başbakan, neden devleti sahiplenir? bu, bir annenin çocuğunu sahiplenmesine benziyor. başbakanın bir erkek olduğuna kuşku yok, bir erkeğin, çocuğunu kayıran bir anne gibi davranması, onun başbakan olduğunu düşünenlere ne gösterir?

    kaçtığınız her şey sizi kovalayacaktır, eğer müslüman iseniz bu kovalamacayı bu dünyada atlatsanız dahi öbür dünyada atlatamayacağınızı bilirsiniz. kendi işleri söz konusu olunca devletin mumunu söndürüp kendi mumunu yakan hz. ömer (r.a) bir masal karakteri değil, gerçek biriydi.

    bir de başkalarının ocağını söndürürken kendi ocağını diri tutmak isteyenleri, ateşi harlamaya bakanlara odaklanalım: ne görüyoruz? kürtaj, belki de gövdesi bile belli olmayan bir canlının hayatına son vermek. peki gövdesini parçalayarak hayatına son verdiğiniz insanların hesabını nasıl verebilirsiniz? evladınızın başına böyle bir iş gelsin ister miydiniz? sevgilinizin? dostunuzun? bir tanıdığınız, vatandaşı olduğunuz devlet tarafından kazara öldürülse ne düşünürdünüz?

    anarşistler, yoktan çıkmadılar ortaya!

    ReplyDelete
  3. evet, başbakanın ne yapmak istediği belli ama bu kürtaj meselesi her açıldığında devamlı insanın kendi bedeni üzerindeki haklarından bahsedilmesi artık dayanılmayacak noktalara ulaştı. elbette yukarıdaki yazıda bu durum söz konusu değil ama hazır yeri gelmişken bahsedeyim, dedim.
    bu konuda bence en güzel ve en merkezi fikri Hayyam ortaya koyuyor:

    madem, insanın kazancı bu iki kapılı yerde
    gönül derdi ve can çekişmek, yok başkası işte
    mutlu olan, bir nefeslik olsun yaşamayan kişi
    huzurlu olan kişi anasında doğmamış kimse

    yani bu şiir biraz ses efekti gibi oldu ama olsun...

    ReplyDelete
  4. birey nedir? bireysellik nedir? bilmeyenlerin, ucundan okumuş yazmış olsa da bir türlü sindiremeyen bünyelerin kalem oynatmakta nedense yarıştığı konu.
    istemekle istememenin aynı şey olduğunu fark etmeden. üzerinde cümle kurmadan önce çokça ölçüp tartmadan, "istenmeyen tüyler" basitliğine indirerek. kadın düşmanlığını körükleyip yeni doğanın kaderini siyaset malzemesi yaparak.........

    ReplyDelete

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.