17.2.11

mahallenin bıçkınları

bizden büyüktüler. biz üç tekerlekliye binerken onlar çift kale oynardı. biz harçlıklarımızla gazoz alacak yaşa geldiğimizde onlar duvara yaslanıp gelen geçene sataşıyordu. aralarındaki yaş farkını biz o zaman fark etmezdik, bizden çok büyüktüler. birbirlerinden aslında ne kadar farklı olduklarını da görmüyorduk tabii, ortak paydaları bize yetiyordu. mahalle ne demek bize onlar öğretti. sonra bir gün, ben evin penceresinden onları belli ki hayranlıkla seyrederken büyükbabam yanıma geldi, bir süre öylece durdu, sonra dedi ki, mahallenin kedilerine ne oluyor, biliyor musun? arka taraftaki inşaatta neler oluyor biliyor musun? nur sizinle artık neden oynamıyor biliyor musun? büyükbabama baktım, o bana bakmadı. söylediklerini neden söylediğini anlamamış gibi yaptım. yaşım biraz daha büyük olsaydı, ergenliğimin göbeğinde olsaydım, belki derdim ki, mahallenin delikanlısı olmak böyle birşey, sen nereden bileceksin? küfürbaz bir adamdı büyükbabam, "mahallenizi sikeyim," diyebilirdi, başka birşey de diyebilirdi, bulaşılmazdı aslında.

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.