12.8.10

ali babanın çiftliği


bir arkadaşım iki haftalık çin seyahatinden yeni döndü; giden herkesin söylediğini söylüyor o da: "bu çinliler olayı bitirmiş. televizyonda görmekle olmuyor, yerinde görmek lazım. adamlar müthiş." doğrudur tahminimce. şimdi bunu cebinize koyun bir.

ben küçükken belirli bir girişimcilik ruhum vardı galiba. yani ilkokuldayken annaneme vişne suyu yaptırdığımı, kağıt bardaklar yapıp mahallede 25 kuruşa sattığımı hatırlıyorum mesela. (ama parası olmayanlara bedava dağıtıp eve döndüğümü de.) ya da yazlıkta, kışın okuduğum kızılmaske-mandrake'leri sergi yapıp sattığımı. (ama orada da, kitapları oğlu için kiralamak isteyen bir adama, depozito filan almadan bir yığın kitap verip hiçbirini geri alamamışlığım da vardır.)

sonra ortaokul - lisede böyle girişimci projelerde pek görünmedim. yatakhanede yiyecek satanlar olurdu, kazım ve mehmet örneğin, pastaneden tatlı-tuzlu alıp getirirler, etüt arasında satarlardı. müşterinin eğilimlerine de duyarlıydılar, klasiklerin yanında yenilikçi yaklaşımlara da açıktılar. bu dönemde iki ufak iş yaptım: biri, atariye benzer pilli bir oyuncağı yaman'a satmamdı; diğeriyse insanlara mektup arkadaşı ayarlayıp kendi mektup arkadaşımı bedavaya getirmemdi.

üniversite yıllarında evren'in sevgilisinin dayısının geniş plak koleksiyonunu satın almıştık evren'le, gelip moda'da, çay bahçelerinin önünde satmıştık, fena iş değildi yanlış hatırlamıyorsam, ama devamı yoktu tabii.

sonuç itibariyle zaten az olan bu örnekler, yaratıcılık açısından da pek matah değildiler. yky'de çalışmaya başlamamla birlikte, bu tür girişimlere yky adına yeşillenmelerim kurumsal olarak engellendi; ben de "yazar adamın girişimle ne işi olur, tövbe tövbe" diyerek bu durumu kabullendim.

lakin zaman geçer, devran döner. küçük kardeşimin de genç girişimci adayı olarak ortalığa dökülmesiyle birlikte, bende de bu yeşillenmeler ufak ufak yeniden başgösterir oldu bir süredir. şimdi cebinizdekini çıkarın: hangi alana yönelsem, "aa bak şunu yapsak ne iyi olur" desem, internette karşıma çinliler çıkıyor, "burada yapılmışı var" diyerek. alibaba.com diye akla zarar bir de siteleri var, insanı aramaya inandıran bir site. arıyorsun, buluyorsun. son olarak, amazon'un 140, barnes & noble'ın 150 dolara sattığı e-reader aletlerini 40-50 dolara buldum burada, imalatçısından! ama onu da ayrıca anlatayım.

bu çinliler var ya bu çinliler...

No comments:

Post a Comment

adınızın görünmesini istiyorsanız ama google hesabınız yoksa lütfen yorumunuzun sonuna adınızı ekleyin.